Beyin Damar Hastalıkları

0 7

Anevrizmalar:

Halk arasında damarın balonlaşması olarak bilinir. Beyin damarlarının anevrizmaları genel olarak temiz kan taşıyan damarlara (arter) ait genişlemelerdir. Anevrizmalar aort damarı gibi çok geniş damarlarda oluşabildiği gibi, küçük ve orta boy damarlarda da teşekkül edebilir.

Anevrizmalar iki tiptir. Balonlaşma tomurcuklanma şeklinde olabildiği gibi burada konusu edilmeyecek olan damarın bir bütün olarak genişlemesi ve bu genişleyen yerde damar duvarının zayıflaması şeklinde de olabilir.

Baloncuk duvarı, basınca dayanamadığı anda da patlar. Patlama ya kendiliğinden olur ya da vücudun öksürme, ıkınma, cinsel ilişki gibi aşırı efor gerektiren ve kafa içi basınç artmasına neden olan aktivasyonu ile oluşur.

Anevrizma kimlerde oluşur?

  • Damar duvarındaki yetersizlikler (doğumsal)
  • Damar duvarındaki Arteriosklerotik veya hipertansif değişiklikler
  • Travmatik (darp veya kaza sonucu kafa yaralanmaları)
  • Enfeksiyona bağlı olabilir

Risk Faktörleri nelerdir?

  • Hipertansiyon
  • Sigara kullanımı
  • Oral kontraseptifler (Doğum kontrol ilaçları)
  • Alkol (Şüpheli)
  • Kokain

Anevrizması olan insanların büyük bir bölümünün hiçbir şikayeti yoktur. Ancak bazen migren tarzında ya da spesifik olmayan baş ağrıları olabilir. Ayrıca anevrizmanın büyük olduğu durumlarda kitle etkisi nedeniyle beyinde komşuluk yaptığı bölgelerde bulunan yapılara bası yaparak buna bağlı belirtiler görülebilir.

  • Anevrizma belirgin büyüklüğe ulaşırsa başka sebeplerden dolayı çekilen tomografi veya MR tetkikinde tesadüfen
  • Kafa sinirlerine ait belirti vererek (örneğin görme sinirine ait felçler gibi…)
  • Kanama sonucu ki en sık ortaya çıkan durumdur. Anevrizmanın patlaması sonrası ortaya çıkar ve ölümcül olabilir. Kanama sızıntı şeklinde beyin zarları arasına (subaraknoid kanama) olabileceği gibi veya beyin dokusu içerisine de olabilir.

Anevrizmanın yırtılması ile oluşan kanama aniden ortaya çıkan çok şiddetli baş ağrısı şeklinde başlar. Hastalar bu durumu sıklıkla “başımda şimşekler çaktı” şeklinde ifade eder. Baş ağrısından sonra ense ağrısı ve sertliği, kusma, kanamanın cinsi ve ağırlığına göre bilinçte bozulma ve bazen bel ağrısı ile ortaya çıkabilir.

Anevrizma teşhisi nasıl yapılır?

  • Hiçbir şikâyeti olmayan hastalarda anevrizma var mıdır diye bir tarama yapılmaz.
  • Şikâyet varsa yapılacak ilk iş bir nörolog ya da beyin cerrahisine müracaat etmektir.
  • Anevrizmanın yırtıldığı durumlarda oluşan kanamalarda hastalar sıklıkla acil servise müracaat eder.
  • Anevrizmalarda ilaçsız olarak çekilen ilk beyin tomografisi kanama olup olmadığı konusunda yeterli bilgiyi verir.
  • İkinci aşamada Bilgisayarlı tomografi ile yapılan anjiografi, MR anjiografi veya dijital kateter anjiografi mutlaka yapılmalıdır.

Arteriyovenöz malformasyon (AVM) (Damar Yumağı)

Arteriovenöz Malformasyonlar (AVM) halk arasında damar yumağı olarak da bilinen beyin atar ve toplar damarların aralarında kılcal damarlar olmadan yumak şeklinde birleşmeleri ile oluşan bir hastalıktır. AVM’ler doğumsal patolojilerdir, yaşla birlikte büyüme, düşük akımdan orta-yüksek akıma ve yüksek basınçlı lezyonlara değişme eğilimindedir.

Ortalama %0,14 oranında ve erkeklerde biraz daha fazla görülür. Doğumsal olduklarından hayat boyu kanama riski vardır.

Ortaya çıkış şekli:

  • En sık kanamayla
  • Nöbetlerle (Bayılma-epilepsi nöbetleri)
  • Kitle etkisine bağlı bası yaptığı oluşumların belirtileriyle
  • AVM’lerde kan akımı yüksek olduğundan çevre beyin dokularının kanlanmasını azaltır (çalma etkisi) ve buna bağlı ortaya çıkan belirtilerle
  • Nadiren baş ağrısıyla
  • Kafa içi basınç artışı bulgularıyla

Kanamanın en sık görüldüğü yaşlar 15-20 yaşlardır. %10’u ölümle sonuçlanır. Her kanama için %30-50 nörolojik bozukluk oluşturma riski vardır. Küçük AVM’ler, büyük AVM’lere nazaran daha sıklıkla kanarlar.

AVM’li hastaların %7’sinde anevrizma da olabilir ve sıklıkla besleyici arter üzerindedir.

Bilgisayarlı tomografi, MR ve Anjiografi ile tanı konur. Özellikle besleyen ve boşaltan damarları görmek için anjiografi yapılmalıdır.

Beyin Kanamaları

Kafa içi kanamaları travmaya bağlı olanlar ve travmaya bağlı olmayanlar olmak üzere iki kısımda incelebiliriz.

Travmaya Bağlı Olmayan Beyin Kanamaları

Beyin dokusu içinde travma olmaksızın beyin damarlarının çeşitli nedenlere bağlı olarak hasarı sonucu gelişen ve beyin dokusunun değişik bölgelerinde ortaya çıkan ani kanamalardır.

Anahtar bilgiler

  • İnmelerin %15-30’unu oluşturur, fakat en ölümcül olanıdır.
  • İskemiye bağlı farkı dakikalardan saatlere uzayan yavaş gelişim göstermesi, sıklıkla şiddetli baş ağrısı, kusma ve bilinç seviyesinde değişikliklerin oluşmasıdır.
  • Kontrastsız çekilen bilgisayarlı tomografi (BT) başlangıçta tanısal çalışmada tercih edilir
  • Kanın miktarı araz kalması ve ölüm riski ile ilişkilidir
  • Pıhtı, olguların en az %33’ünde, ilk 3 saat içinde genişler
  • Genç hastalarda, daha önce hipertansiyon hastalığı ve inme öyküsü olmayanlarda acil tedaviyi engellemediği takdirde anjiografi önerilir.

Risk faktörleri

  • Yaş: 55 yaşından sonra görülmesi belirgin olarak artar ve 80 yaşına kadar her 10 yılda bir, iki katına çıkar. 80 yaşında sıklık önceki on yıla göre 25 kat daha fazladır.
  • Cinsiyet: Erkeklerde çok daha sıktır.
  • Irk: ABD’de siyahları beyazlardan daha çok etkilemektedir. Bu durum hipertansiyonun siyahlarda beyazlardan daha sık görülmesi ile ilişkili olabilir. Doğulularda sıklık daha yüksek olabilir.
  • Geçirilmiş SVA(inme) (her tipi) riski 23:1 arttırır.
  • Alkol alımı.
  • Sigara: damar yapısını bozması nedeni ile risk faktörleri arasındadır.
  • Hipertansiyon: Bu hastalığın oluşmasındaki en önemli nedendir. Özellikle kontrol altında olmayan hipertansiyon büyük bir risktir.
  • Şeker hastalığı: Kontrol altında olmayan şeker hastalığı damar yapısını bozarak kanama riskini artırmaktadır.
  • Kullanılan ilaçlar: bazı hastalıklar için verilen kan sulandırıcı ilaç kullanımı, uyuşturucu gurubuna giren ve yasal olmayan ilaç kullanımı damar yapısında değişikliklere neden olarak bu hastalığı yol açabilmektedir.
  • Migren: migren atağı esnasında veya atağı takiben (muhtemelen çok çok nadir bir olay)
  • Fiziksel faktörler: Aşırı fiziksel yüklenme, soğuğa maruz kalma…
  • Vasküler anomalilere bağlı (Arteriovenöz malformasyon rüptürü ya da anevrizma kanaması. Nadiren venöz anjiom kanaması)
  • Arteriopatiler: Amiloid anjiopati, serebral arterit, fibrinoid nekroz vb.
  • Nadiren Beyin tümörüne bağlı olabilir.
  • Koagülasyon veya pıhtılaşma bozukluğu hastalıkları.
  • Antikoagülan ve trombolitik tedavi alanlar.

Bu hastalığa neden olan beyin içerisindeki bir damarın yırtılarak kanamasıdır. Bu kanama birkaç dakika ile bir saat kadar sürebilir. Bazen sızdırma şeklinde birkaç gün kadar sürebilir.

Kanamanın süresi ve şiddetine bağlı olarak; ani başlayan baş ağrısı, bayılma, nöbet geçirme, bulantı, kusma, bilinç kapanması, olmaktadır. Bu şikâyetler aniden oluşmaktadır. Ama şiddeti hastaya göre ve kanamanın beyin içindeki yerine göre değişebilmektedir. Kanama çevresinde ödem ve iskemik nekroz gecikmiş kötüleşmeye neden olabilir.

Tanısı: BT ile konur. BT hızlıdır ve kanamadan hemen sonra beyindeki kanı kolayca gösterir. Pıhtı hacmi, önem taşır . BT’de hacim ölçülebilir, ilk 2 haftada hacimde çok az değişiklik olur. MRG genellikle başlangıçta gerekli değildir.  İlk birkaç saat içinde kanı iyi göstermez. Çekim esnasında şuuru kapalı hastada solunumu sağlamak güçtür. Serebral Anjiografi kanama ile ilişkileri olduğunda AVM’leri ve anevrizmaları gösterebilir. Çalışma geciktirilirse kazanım artabilir.

Kaynak:hospital.kyrenia.edu.tr

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.