Kasık Fıtığı İçin Erkekler Risk Altında

0 8

Toplumda azımsanmayacak sıklıkta görülen bir rahatsızlık olan kasık fıtığının erkeklerde ve ileri yaşlarda daha sık rastlandığını söyleyen Medicana Bahçelievler Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ekici, bebeklerde ve hamile kadınlarda da kasık fıtığının görülebildiğini belirtti. Peki, kasık fıtığı nedir? Neden oluşur? Kimler riskli grupta yer alıyor? Nasıl tedavi edilir? Doç. Dr. Ekici kasık fıtığı hakkında merak edilenleri sizler için açıkladı.

Kasık fıtığı neden oluşur?

Kasık fıtığının neden oluştuğunu ve kimlerin risk altında olduğunu anlatan Doç. Dr. Uğur Ekici şunları belirtti: “Kasık fıtığı, bağırsak kısmı gibi bir dokunun zayıflamış karın kasları arasından çıkıntı yapmasıyla oluşur. Bu çıkıntı yapan kısım her zaman ciddi bir probleme neden olmasa da bazen hayatı tehdit edecek kadar şiddetli sorunlara yol açabilir. Kasık fıtığı, pek çok nedenle ortaya çıkabilir. Bazı hastalarda fıtığın neden oluştuğunu belirlemek mümkün olmayabilir. Ancak genellikle karın içi basıncı artıran sürekli öksürük ya da hapşırık, hamilelik gibi durumlar fıtık oluşumu açısından riski artırır. Sürekli ya da uzun süren kabızlık, ağız egzersiz yapmak, karında zayıf bir noktanın olması da fıtık oluşumuna neden olabilir.”

Erkeklerde daha sık görülüyor

“Kasık fıtığı; erkeklerde ve ileri yaş grupta daha sık görülür. Ailesinde kasık fıtığı öyküsü olanlar, daha önceden kasık fıtığı geçirenler, sürekli kabızlık şikâyeti olanlar da kasık fıtığı için risk altındadır. Sigara içmekten kaynaklanan kronik öksürüğü olanlarda da risk artmıştır. Hamilelik döneminde de karın kaslarının güçsüzleşmesi ve karın içi basıncın artması nedeniyle fıtık oluşabilir. Bebeklerde görülen kasık fıtığı için risk faktörleri ise erken doğum ve düşük doğum ağırlığıdır.”

Kasık Fıtığının belirtileri nelerdir?

“Kasık fıtığının pek çok belirtisi vardır. Fıtık, kasık kemiğinin bir ya da her iki tarafında çıkıntı oluşturabilir. Bu çıkıntı özellikle ayaktayken, öksürürken daha belirgin hale gelebilir. Çıkıntının üzerinde ve etrafında yanma veya sızı hissedilebilir. Hastanın kasık bölgesinde eğilirken, öksürürken, ağır bir eşya taşırken şiddetli ağrı hissi oluşabilir. Yine kasık bölgesinde güçsüzlük ve baskı hissi de kasık belirtileri arasındadır.

Bebeklik ve çocukluk döneminde de kasık fıtığı görülebilir. Bu yaşlarda karın kasları yeterince güçlü olmadığından fıtık oluşumu kolay olur. Bebeğin kasık bölgesinde ağlarken, öksürürken, ıkınırken çıkıntı görülmesi fıtığa işaret edebilir.”

Kasık Fıtığı Tedavi Edilmediğinde Ciddi Problemlere Neden Olur

Kasık fıtığının belirtilerini ve fıtığın tedavi edilmediğinde nelere yol açabileceğini de yine Doç. Dr. Uğur Ekici anlattı.

“Kasık fıtığı düzeltilmediğinde bazı istenmeyen sorunların oluşmasına yol açabilir. Fıtık büyüyerek çevre dokulara baskı uygulayabilir. Örneğin, erkeklerde fıtık testise doğru ilerleyerek bu bölgede ağrı ve şişkinliğe neden olabilir. Fıtık içeriğindeki maddeler, karın duvarında sıkışabilir. Bu durum da bağırsakta tıkanıklığa yol açar. Bağırsak tıkanıklığı hastada; bulantı, kusma, şiddetli ağrı, bağırsak hareketlerinde durma, gaz çıkaramama gibi belirtilerin oluşmasına neden olur. Yine tedavi edilmeyen fıtıkta, karın duvarına sıkışan bağırsak parçasının kanlanmasını bozulabilir. Bu bağırsak parçasına kanın gitmemesi, ilgili dokunun ölmesine yol açar. Strangülasyon olarak adlandırılan bu durum, acil müdahale edilmesi gereken ciddi bir durumdur.”

Cerrahi ile tedavisi mümkün

“Kasık fıtığının tedavisi için farklı seçenekler vardır. Fıtık küçükse ve bir probleme neden olmuyorsa hastaya girişim yapılmadan düzenli takibi yeterli olabilir. Ancak büyüyen, ağrıyan fıtıklarda genellikle cerrahi müdahale şarttır. Fıtık cerrahisinde açık ve kapalı yani laparoskopik ameliyat olarak adlandırılan iki temel yöntem mevcuttur. Açık ameliyat, genel ya da lokal anestezi altında yapılır. Çıkıntının olduğu bölgeye kesi yapılarak fıtığa ulaşılır. Fıtığı oluşturan dokular karın duvarından içeri itildikten sonra karın kaslarındaki zayıf nokta güçlendirilir. Daha sonra kesi yapılan yerler dikilerek operasyon tamamlanır. Laparoskopik ya da bilinen adıyla kapalı ameliyat, genellikle genel anestezi altında yapılır. Hastanın karnına birkaç küçük kesi yapılır ve bu noktalardan çeşitli aletler vücut içerisine ilerletilir. Bu aletler yardımıyla cerrah, hastanın organlarını bir ekrandan görür ve gerekli müdahaleleri yapar. Laparoskopik ameliyatlarda; yara izi genellikle az olup, iyileşme de genellikle kısa sürede gerçekleşmektedir…”

Kaynak:hurriyet.com.tr

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.